Bir kısmı yapıştırılmıştı bantlarla, sıkı sıkı!
"Onun adına" koşturdular, kütüphanede, sokakta, organize sanayiinde...
El emeği, göz nuru oldu o defter. İçinde bir acayip fotoğraflar, yazımlar-çizimler vardı...
Biraz zorla, biraz heyecanla, biraz 'acaba'yla yazılmış metinler, görüşlerdi içindekiler...
Sonra baskıya verilmek üzere ayrıldı okuldan. Bir o matbaaya bir bu matbaaya gitti. Süründü süründü...
Ve sonra,
yıllar sonra ona ulaşmaya çalıştım.
Şimdi öğrendim ki yok olmuş. Elden çıkmış. Kim bilir hangi çöpçünün, hangi eskicinin ya da hangi çöplüğün elindedir?
Yazık mı oldu?
Belki...
(A. Yalnız, 07.12.2005, 22:02)