Al sana demokrasi!
Mısır’da İhvan…
Filistin’de Hamas…
Zimbabve’de Mugabe…
Venezüela’da Chavez…
Bolivya’da Morales…
Sandıktan çıkan, kâbusun oluyor.
Geçmiş olsun Sam Amca.
Guantanamo’dan, Ebu Gureyb’den, CIA işkence uçaklarından yükselen feryatlar senden aheste aheste çıkıyor.
Dur daha, bunlar bir şey değil.
O korkunç arsızlığın en yozlaşmış mazlum halkların bile sinirine dokunacak, teker teker bütün mazlum halkları ayaklandıracaksın.
Ve kendinden başka herkesi aşağılaman sayesinde herkes sana karşı birleşecek.
Yıl 1492…
Gırnata düşüyor, Amerika "keşfediliyor", Afrikalı köle ticareti başlıyor…
Hıristiyanlığı kabul etmiş gibi görünen –gerçekte ise Hatemul Enbiya Muhammed Mustafa’ya (sallalahu aleyhi vesellem) bağlılıklarını sürdüren- binlerce Endülüslü Müslüman, engizisyoncu hükümetin uzağında daha rahat edecekleri düşüncesiyle Amerika kıtasına göç ediyor…
Afrika’dan Amerika’ya köle taşıyan gemilerden de binlerce Müslüman çıkıyor ve bunların arasında emirler, kadılar, kumandanlar da yer alıyor…
Dinleri yasaklanan Arap kökenli Endülüs Müslümanları ve köleleştirilen Afrika Müslümanları her fırsatta bir araya gelip durum değerlendirmesi yapıyorlar…
Kısa bir süre sonra bu durum değerlendirmeleri devrim hazırlıklarına dönüşüyor…
Her dinden köleleri ve mazlum Amerikan yerlilerini ("Kızılderilileri") örgütleyerek isyan üstüne isyan çıkarıyorlar…
Tek ve müşterek slogan: Özgürlük!
Yüzyıllar boyunca sönmüyor isyan ateşi…
Bir gün savaş baltalarımızı toprağa gömmek zorunda kalıyoruz, ama yerlerini unutmuyoruz.
Yıl 2005.
Ayyuka çıkan ABD-Avrupa vahşeti, Müslüman Arap-Afrikalı-Kızılderili ittifakını yeniden gündeme getirdi.
Bu defa devrim ittifakı teşebbüsünün başını Kızılderililer çekiyor.
Venezüela’nın Kızılderili başkanı Hugo Chavez bundan birkaç ay önce dışişleri bakanı Ali Rodrigez aracılığıyla Arap dünyasına şöyle bir mesaj verdi:
"Medeniyetlerimiz akraba, fakat çok uzun bir süredir birbirimize uzak duruyoruz. Yakınlaşalım. Brezilya’da 10 milyon, Arjantin’de 1 milyon, Venezüela’da 500 bin Arap var. Latin Amerika’nın damarlarında Arap kanı dolaşıyor."
Chavez’in Afrika’ya yakınlık duyduğu, Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva’nın Afrika’ya yaptığı "Güney-Güney Dayanışması" çağrısına katıldığı da malum.
Şimdi bir başka Kızılderili, Evo Morales, Bolivya’nın cumhurbaşkanlığına seçilir seçilmez, en muteber Arap televizyonu olan El-Cezire’ye "Afganistan ve Irak’ın işgali devlet terörüdür" diye beyanat vererek, Araplarla ve genel olarak Müslümanlarla dayanışma sinyali veriyor.
Bana Bob Dylan’ın eski bir şarkısını hatırlatıyor bu gelişmeler: "Havada devrim var…"
Evet, devrim var havada.
Uluslararası bir devrimin kokusu geliyor.
Yakında devrimin kendisi de gelecek inşaallah.
Venezüela ve Bolivya seçimlerinde yakalanan anti-emperyalist ‘trend’ bütün Latin Amerika çapında yükseldiği zaman, Zimbabve seçimlerinde yakalanan anti-emperyalist ‘trend’ bütün Afrika çapında yükseldiği zaman, Mısır ve Filistin seçimlerinde yakalanan anti-emperyalist ‘trend’ bütün Ortadoğu çapında yükseldiği zaman ve hele Türkiye’miz "1 Mart Bağımsızlık Bildirgesi"ne sahip çıktığı zaman, Sam Amca’nın yerlerde süründüğünü göreceğiz inşaallah.
Bakmayı bilirsek, bunu şimdi de görürüz.
Bir avuç Iraklı direnişçinin rezil rüsva ettiği ABD, uluslararası bir ittifakla param parça edilmez mi?
"La havle ve la kuvvete illa billahi’l aliyyi’l azîm."
(Hakan Albayrak, 24.12.05, Milli Gazete)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder