05 Temmuz 2005

Hayatın Oyunlarına Hazırlıklı Olmak!

4,5 yıllık evliyim. 1,5 yaşında oğlum var. Çocuktan sonra her şey değişti. Maması, altı, hastalıkları. Eşim­le sadece çocukla ilgili ortak konuşuyoruz. Her gün monoton ge­çiyor. Eşime gitgide soğuyacakmışım gibi geliyor. Sıkılıyorum. Çıkmazdayım.

Dostoyevski'nin haya­tını değiştiren olay neydi biliyor musun? Kendi idam sahnesi. Çar'ın baskı dönemin­de arkadaşlarıyla kur­duğu sohbet grubu yüzünden yakalandı ve idamla yargılandı. Henüz 28 yaşındaydı. Mahkemenin sonucu­nu beklediği gece hüc­resinden alındı. Ölüm kararı yüzüne okun­du. Papaz günah çı­karttı. Gözleri kapa­tıldı. Bir direğe bağ­landı. Müfreze karşı­sına geçirildi. Emir verildi. Ateşşş!.. Bir­kaç saniye sonra bir yetkili geldi. Elindeki fermanı okudu. Aslında mahkeme 8 yıl vermiş, Çar bunu 4 yıla indirmişti. “Ders” olsun diye böyle bir mizansen hazırlanmıştı. Dostoyevski, bu sayede 'ölüm'le ta­nışmıştı, oysa bu sefil oyunda asıl keşfet­tiği "hayat"tı. 4 yıl sonra yaralı parmakla­rından zincirleri çıkarttıklarında, sağlığı bozulmuş, şöhreti uçup gitmişti. Ama kı­rık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak fışkıran tek bir şey "yaşama
sevinci"ydi. Ne yazık ki her zaman bu ha­yat yolculuğunda sa­hip olduklarımızın değerini anlama fırsa­tımız olamıyor. Evet, hayatı kaybetmenin kıyısına yaklaşanlar, onu daha iyi tanırlar. Sağlığımız iyiyken "ne güzel, gencim sağlıklı­yım, yakışıklıyım" di­ye şükreder miyiz? Hasta olduğumuzda "Her şeyin başı sağ­lık. Hele bir iyileşelim"; ama iyi olunca 2 paket birden içeriz si­garayı. Son paramızla vitrindeki şahane ayakkabıyı hemen alı-veririz, evdeki ayak­kabı dolabımdaki aynı modelden sayısız pa­buçlarımızı görmez­den gelerek. Sonra da oturur geleceğimizin kaybolmasına ağlarız. Halbuki; her şeyin bittiği yerde gelecek yine vardır güzel kı­zım, küçük anne. Ba­na göre çok ciddi sı­kıntılar değil bunlar. Ülfet var evinizde. Yuvanızı elden geçi­rin, ilişkinizi, sevginizi ırgalayın. Konuşun, iletişimi üst düzey­de tutun. İlla ki Suç ve Ceza'sıyla hepimi­ze dost olan Dostoyevski'nin başına gelen­lerin başımıza gelmesini beklemeyin. Te­fekkürle içinde bulunduğunuz güzellikle­rin farkına varıp, sahibine teşekkür edin. Yoksa çetin sınavların kenarından sağ sa­lim dönme basiretimiz olamayabilir. Her şey yolundayken hayatın oyunlarına hazırlıklı olmalıyız. Mutluluklar kızım.

(Zaman’ın Ailem ekinde, Dr. Can ismiyle yazı yazan/soruları cevaplayan bir kişi var. Burada ona gelen bir soru ve onun cevabı yer aldı.)

Hiç yorum yok: