4,5 yıllık evliyim. 1,5 yaşında oğlum var. Çocuktan sonra her şey değişti. Maması, altı, hastalıkları. Eşimle sadece çocukla ilgili ortak konuşuyoruz. Her gün monoton geçiyor. Eşime gitgide soğuyacakmışım gibi geliyor. Sıkılıyorum. Çıkmazdayım.
Dostoyevski'nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musun? Kendi idam sahnesi. Çar'ın baskı döneminde arkadaşlarıyla kurduğu sohbet grubu yüzünden yakalandı ve idamla yargılandı. Henüz 28 yaşındaydı. Mahkemenin sonucunu beklediği gece hücresinden alındı. Ölüm kararı yüzüne okundu. Papaz günah çıkarttı. Gözleri kapatıldı. Bir direğe bağlandı. Müfreze karşısına geçirildi. Emir verildi. Ateşşş!.. Birkaç saniye sonra bir yetkili geldi. Elindeki fermanı okudu. Aslında mahkeme 8 yıl vermiş, Çar bunu 4 yıla indirmişti. “Ders” olsun diye böyle bir mizansen hazırlanmıştı. Dostoyevski, bu sayede 'ölüm'le tanışmıştı, oysa bu sefil oyunda asıl keşfettiği "hayat"tı. 4 yıl sonra yaralı parmaklarından zincirleri çıkarttıklarında, sağlığı bozulmuş, şöhreti uçup gitmişti. Ama kırık dökük bedeninden her zamankinden daha parlak fışkıran tek bir şey "yaşama
sevinci"ydi. Ne yazık ki her zaman bu hayat yolculuğunda sahip olduklarımızın değerini anlama fırsatımız olamıyor. Evet, hayatı kaybetmenin kıyısına yaklaşanlar, onu daha iyi tanırlar. Sağlığımız iyiyken "ne güzel, gencim sağlıklıyım, yakışıklıyım" diye şükreder miyiz? Hasta olduğumuzda "Her şeyin başı sağlık. Hele bir iyileşelim"; ama iyi olunca 2 paket birden içeriz sigarayı. Son paramızla vitrindeki şahane ayakkabıyı hemen alı-veririz, evdeki ayakkabı dolabımdaki aynı modelden sayısız pabuçlarımızı görmezden gelerek. Sonra da oturur geleceğimizin kaybolmasına ağlarız. Halbuki; her şeyin bittiği yerde gelecek yine vardır güzel kızım, küçük anne. Bana göre çok ciddi sıkıntılar değil bunlar. Ülfet var evinizde. Yuvanızı elden geçirin, ilişkinizi, sevginizi ırgalayın. Konuşun, iletişimi üst düzeyde tutun. İlla ki Suç ve Ceza'sıyla hepimize dost olan Dostoyevski'nin başına gelenlerin başımıza gelmesini beklemeyin. Tefekkürle içinde bulunduğunuz güzelliklerin farkına varıp, sahibine teşekkür edin. Yoksa çetin sınavların kenarından sağ salim dönme basiretimiz olamayabilir. Her şey yolundayken hayatın oyunlarına hazırlıklı olmalıyız. Mutluluklar kızım.
(Zaman’ın Ailem ekinde, Dr. Can ismiyle yazı yazan/soruları cevaplayan bir kişi var. Burada ona gelen bir soru ve onun cevabı yer aldı.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder