05 Temmuz 2005

TARİFSİZ

Tarifi yok gözlerinin
Pusuya düşmek
Darağacına bahar bahçe bakmak
Yanmak
Sevmek
Ölmek gibi

Tarifi yok gözlerinin
Zindan ve gülistan arasındaki bir hıçkırık
Ecel bekleyen kanserli hastalar,
Gün saymaktan duvarda çizik atacak yer kalmamış
Mahkûmlar gibi

Tarifi yok gözlerinin
Sara nöbetleri
Bayramlar, seyranlar
Depremler, seller gibi

Tarifi yok gözlerinin
Bir renk bulmuş kendine göz bebeklerin
Mavi ve sarının çocuğu
Deli bir akşam
Ağustos’ta ayaz bir gece
Ve çığlık çığlığa yeşil

Tarifi yok gözlerinin
Be düş, ne gerçek
Sudaki masal
Yıldızdaki baş dönmesi
Düşüp yüreğini kırmak
Çekip ondörtlüyü dünyayı alnından vurmak
Delice koşmak ve kaybolmak gibi

Tarifi yok gözlerinin
Şahlanan atlardaki heybet
Dervişlerin “hu” seslerindeki nizam
Tesbih tanelerindeki sadakat gibi

Tarifi yok gözlerinin
Her ayın kırkıncı günü
Gün içinde yıl
Saat içinde asır
Saniyede ömür gibi!

Tarifi yok gözlerinin
Gidersin gözlerinin rengi kalır geriye
Karşılığı olmayan bir bakış ellerinde mi?
Vuslatın yakın gölgesinde
Ölüme dokunmak gibi gözlerin…
(B. Tosun)

Hiç yorum yok: