19 Aralık 2005

“Yer-gök Yaradan’dan bir işaret bekler”

Birkaç hafta içinde Vadi Yayınları’ndan çıkmasını beklediğimiz “Asıl Film Şimdi Başlıyor” adlı kitabıyla Türk sineması literatürünün altını üstüne getirmeye hazırlanan sinemacı-yazar Sadık Battal aslen Akhisar’lıdır, ama Van’ın yüreğinde yaşar. Van’ın yüreği ve Sadık’ın mekânı Van Aşıklar Çayevi’dir. Cenâb-ı Allah razı olsun, elimden tuttu ve beni oraya götürdü, Van’ın yüreğini bana açtı. Âşık Çağlari (Mehmet Akçay), Âşık Celali (Celal Yenitürk), Ozan Hüsamettin Ergül, Ozan Kazım Gülle ve Dengbej Bedirhan Delal ile tanıştırdı beni. Yıllar sonra Kerbelâ şairi Müştehir Karakaya ağabeyimle buluşturdu. Kelimenin tam manasıyla müşerref oldum. Ve kelimenin tam manasıyla mest oldum. Akşam vaktiydi. Rehavet çökmüştü. Yorgundum. Âşık Celali aldı sazı eline, gözlerime bakarak başladı söylemeye: “Yer-gök Yaradan’dan bir işaret bekler / Her şey bir rüzgâra bakıyor ağabey…” Sanki Yaradan’dan beklediğim işaretti bu. Öyle bir canlandım ki, bugün, bir hafta sonra bile hâla canlıyım. Muhteşem bir akşamdı. Van Âşıklar Çayevi’nden girdik, Bağdat’tan çıktık, mazlum İslam coğrafyasına gönülden bir selam gönderdik. Ve aşka, muhabbete, ille de muhabbete vurgu yaptık. Türkçe ve Kürtçe uzun havalar birbirine geçti, Dicle-Fırat havzasının bölünmez bütünlüğü ilkesinin altını çizercesine. Atları üzerinde Nureddin Mahmud ve Selahaddin Eyyubi geçti çayevinin önünden; şöyle bir durdular, baktılar, dinlediler ve gülümsediler; “Aferin.” dediler, “Budur!”
Piyasadaki “kuvayı milliyeci” kılıklı faşistlerin asla anlayamayacağı kuvayı milliye ruhunun (İstiklal Marşı’nda ifadesini bulan ruhun) gerçek adreslerinden biri olan Bölge gazetesinde muhterem üstadım Cafer Karakoç ve aziz kardeşlerim Sait Ekinci ile Bişar Ulutaş’la oturduk, o akşamın bir muhasebesini yaptık. “Van Aşıklar Çayevi iktidar olsun” dedim; “sadece Türkiye değil bütün Dicle-Fırat havzası, bütün Ortadoğu, bütün İslam dünyası bu çayevinden ibret alsın. Türk-Kürt-Arap veyahut Şii-Sünni davası güdenler bu çayevindeki havaya bakıp utansınlar. Van Aşıklar Çayevi’ndeki kavgada bile muhabbet var.”
Vanlı âşıklarla, ozanlarla sözleştik. Beraber bir proje hazırlıyoruz. Yakında İslam dünyasına güzel bir sürprizimiz olacak inşallah.
Not: Sevgili Sait Ekinci, bütün yazıları okudum, ellerinden öpüyorum.
(Hakan Albayrak, 12.12.05, Milli Gazete)

Hiç yorum yok: